X KAPAT
/ Bilgi Merkezi / İşletmelerde ve Üretim Tesislerinde Kemirgen Mücadelesi

İşletmelerde ve Üretim Tesislerinde Kemirgen Mücadelesi

Fabrikalarda, İşletmelerde ve İş Yerlerinde Kemirgenlerlerin Faaliyetleri ve Mücadele Yöntemleri

Kemirgen; fabrikaları, üretim tesislerini, işletmeleri nasıl tehdit eder? Akıllı oldukları söyleniyor, o zaman doğru mücadele yöntemleri nelerdir? Mücadelenin doğruluğunu nasıl izlerim? Ürün veya ham maddeye kimyasal bulaşır mı? Fareler yediklerinin onlarca katını kirlettiklerine göre, bu durum, üretim süreçlerimizi ve ekonomik kayıplarımızı nasıl etkiler?

İşletmelerde ve Üretim Tesislerinde Kemirgen Mücadelesi

Bu gibi sorular hem üretici hem de tüketici için hijyen ve sanitasyon tedbirleri açısından her zaman sorgulanması gereken ana maddelerdir. O halde önce hijyen ve sanitasyonun tanımlarını yapalım. Hijyen, sağlıklı gıda üretimi amacı ile üretimden tüketime kadar her aşamada koşulların temini için yapılan çalışmaları kapsayan bilim dalıdır. Sanitasyon ise, hijyen ve sağlıklı koşulların oluşturulup korunması çerçevesinde alınan önlemlerin bütünüdür.

İşte burada hijyen ve sanitasyon koşullarını sağlamak için birçok başlık ile birlikte “Kemirgen- Fare Mücadelesi” kavramı da işin içine girer.

Sıçan ve Fareler

Sıçan ve farelerin de içinde bulunduğu zarar verici kemirici hayvanlar, "kemirgenler" olarak adlandırılır. Kemirgenler önemli enfeksiyon kaynağıdırlar ve çok hızlı ürerler. Güvenli gıda sağlayabilmek ve ekonomik kayıpları önlemek için ise, mutlaka kontrol altında tutulmaları gerekir. Üzerlerinde taşımaları muhtemel asalaklar ile insan sağlığı için ciddi tehdit oluştururlar.

İşletmelerde ve Üretim Tesislerinde Kemirgen Mücadelesi

Geceleri aktif olan kemirgenlerin hayatta kalmalarının en büyük nedeni, etraftaki yiyecekler, su kaynakları ve barınmaya uygun alanlardır. Bu yaşam üçgenini kuran fareler o alanı kolaylıkla istila ederler. Temkinli hayvanlardır. Objeler, kaynaklar ve bölgelere dikkatli yaklaşırlar. Tat duyuları gelişmiş olduğu için kendilerine zarar verecek koku ve tatları anlarlar. İyi gece görüşüne sahiptirler. İşitmeleri keskindir. İnsanların duymadığı sesleri duyarlar. Gelişmiş duyuları, kontrolü zorlaştırır. En özgün duyusu kinestetiktir. Alanında kaç hareketle nereye gideceğini gayet iyi bilir. Bölgeye yeni bir obje konduğunda faaliyetleri, objenin ne olduğunu anlayıncaya kadar azalır. Bina içlerine girdikleri delikleri kemirerek büyütebilirler. Yüzebilir, uzak mesafelere zıplayabilirler.

Entegre Haşere Mücadelesi Programı

Bu kadar iyi özelliklere sahip oldukları için mücadele yöntemlerinin de çok akıllıca ve doğru belirlenerek yürütülmesi gerekir. Burada başarı için çok yönlü düşünülmüş, fiziksel, biyolojik, kimyasal metotların her birinin yer aldığı “Entegre Haşere Mücadelesi Programı” oluşturulmalıdır. Aksi takdirde zamana ve ekonomik kayba neden olurlar.

Etkin bir mücadele için ise, öncelikle mutlaka kemirgenin yaşam anatomisi, dağılım ve yerleşimleri, karakteristik özellikleri, duyu ve davranış özellikleri, üreme özellikleri, gıda ve beslenme alışkanlıkları gibi özelliklerini tanımak ve risklerle bu özelliklerin bağlantısını doğru olarak kurmak gerekir.

Bu özellikleri bilmek, kritik kontrol noktalarını doğru tespit etmeyi sağlar. Yani iyi bir keşif için riskleri tanıyıp anlamlandırabilmek için, önce kemirgeni tanımak gerekir. Bu bilgi, kemirgeni kanalizasyon sisteminde mi, yoksa çöplükte ya da depo içlerinde mi aramak gerektiğine, seçeceğimiz yemleri belirlememize, kritik kontrol noktası tespitine, hangi dönemleri daha öncelikli izlememiz gerektiğine karar vermemizi sağlar. Bunun yanı sıra, kemirgenlerin bıraktıkları işaret ve izlerin de çok iyi gözlenmesi gerekir. Dışkı izleri, gözle görme, idrar izleri, kılları, rotaları, ortamda bıraktıkları lekeler, toprakta ve yumuşak zeminlerdeki yuvaları ve eşya ya da yapılara verdikleri zararlar, hem türlerini tespit etmemizi, hem de popülasyonu ölçümlememizi sağlar. Tür ve yoğunluk tespiti yaparak ne ile savaştığımızı bilmeden yöntemlerimizi belirlemek doğru olmayacağı gibi, başarı da getirmeyeceği için, boşuna zaman kaybına neden olur.

Mücadelenin ilk safhasında, tür tespitinin yanında, iyi bir ön araştırma ve soruşturma şarttır. Bu çalışmada hiçbir bölge atlanmadan, yeraltı sistemi ve bina bağlantıları da göz önünde bulundurularak çevresel koşullar tek tek incelenmelidir. Bina içlerinde florasan maddeli iz tozlarının UV lamba ile birlikte taranması, belirli mesafelerdeki kemirgen aktivite yollarının tanımlanması önemlidir. Bu çalışmaların yeterli şekilde tanımlandığından emin olduktan sonra, istilanın veya korumanın tümü için metotlar geliştirmeye başlanmalıdır. Ayrıca çevresel düzenlemeler gerekiyorsa, mutlaka ayrıca not edilerek paylaşılmalı, önemi nedenleri ile birlikte izah edilmeli ve izlenmelidir.

Gözlem Monitörleri ile Sistem Kurulumu

Bu aşamadan sonra iyi bir mücadele için, belirlenen kritik kontrol noktaları ve kemirgen biyolojisine uygun olarak “Fare Gözlem Monitörleri”ni kullanmaya sıra geldi demektir. "Kemirgen İstasyonu" farelerin yaşam alışkanlıklarına göre özel olarak dizayn edilmiş, kimyasalın güvenli kullanılmasına olanak tanıyan, kilitli ve sağlam monitör ekipmanıdır. Canlı Yakalama İstasyonu ise fare mücadelesi için kimyasal kullanımının riskli olduğu kapalı alanlarda, içinde özel çekiciliği olan yapışkan levhalarla birlikte kullanılan kilitli ekipmanlardır.

Bu monitörler mutlaka kilitli olmalı, içine konulacak mum blok, uygun koşullarda ve etkin olarak muhafaza edilmeli, dış hava koşullarına uygun malzemelerden yapılmalıdır. Kurulan sistemde her bir ekipman gece de görülebilecek yapışkanlı stickerlar ile numaralandırılmalı ve lokasyon isimleri ile tanımlanarak listelenmelidir. Kemirgen istasyonları mutlaka sabitlenmeli ve belli periyotlarda veri alarak değerlendirebilecek konumda bulunmalıdır. Kurulan bu izlenebilirlik açısından, firma krokisi üzerinde noktasal olarak gösterilmeli ve gerekliliklere göre revize edilmelidir. Bu çalışmaların periyodik ve sözleşmeli olarak yürütülmesi uygundur.

Kurulan bu monitör sistemi, öncelikle işletmeyi dış olumsuzluklara karşı koruyan 1. bariyer sistemine, devamında ise binayı koruyan 2. bariyer sistemine sahip olmalıdır. İyi bir etüt ve teknik bilgi ile ekipman yerleşiminde amaç, dış alanda oluşacak riskleri üst seviyede engelleyerek iç alana geçişleri kontrol altında tutmak ve buna izin vermemektir. Bu sistemin devamında, kapalı alanda oluşabilecek riskleri kontrol etmek için, iç alanda kaçış ve yuvalanma için uygun olan kazan dairesi, sığınaklar, havalandırma kanalları, tuvaletler, depo girişleri, merdiven altları, iade malzeme alanları vb. yerlerde risk derecelerine göre “plastik kemirgen istasyonu” veya “canlı yakalama kapanı” kullanılmalıdır. Mücadelede doğru kimyasal seçimi ile birlikte riskleri çok iyi kontrol etmek koşulu ile askı metodu kullanarak logar, fare delikleri gibi yerlerde direkt olarak kaynakta gizli yemleme yaparak mücadele mümkündür. Temel prensip ise alınan aktivite verisine uygun olarak, o bölge ve çevrede inceleme yapıp sistemi sürekli geliştirmek üzerine kurulmalıdır.

Raporlama

Tüm bu çalışmaların başarısı ve geliştirilebilmesi için ise iyi bir raporlama sisteminin oluşturulması vazgeçilmez bir koşuldur. Bu raporlar, ilk ve devam ziyaretlerindeki verileri, kullanılan rodentisit bilgilerini, monitörize edilen noktaların tanımlarını, hijyen ve yapısal aksaklıkları, yeni istilalar için gerekli önlemleri, hedef dışı kemirgen ya da haşerelerin yem tüketimi durumunda olabilecekleri vb. verileri anlatmalı ve elde edilen raporlar değerlendirilmelidir. İstasyonlara ait periyodik aktivitelerde ayrıca, bölgesel ve mevsimlere uygun olarak grafik haline dönüştürülerek izlenmeli, ortalama 3 aylık dönemlerde değerlendirilerek gelecek döneme ait aksiyonlar öngörülerek alınmalıdır.

ETİKETLER

  • Adres:
    Zümrütevler Mah. Nil Caddesi. Hukukçular ve İdareciler Sitesi Sosyal Tesis Binası Kat:2 34852 Maltepe / İSTANBUL / TÜRKİYE
  • E-posta:
    teknikturk@teknikturk.com.tr
  • Telefon:
    Çağrı Merkezi: 444 85 65
    Faks: 0216 386 52 65
  •